Cesaret

Hangi doğum sancısız ya da acısızdır? Her başlangıç güçlü bir niyete bakar. Ve yaşarız o niyeti. Bazen özlemle bazen tüm sancılarıyla.. Deneyimlememiz gereken neyse onunla. Bu her zaman kolaylıkla olacak demek de değil.. Hayatımda ola ki ‘kolay’ı seçtiysem de beni güçlendirecek ne varsa karşıma o geldi. Kendimle yüzleşmekten ne kadar kaçtıysam, ne kadar kendi etrafımda […]

Nasıl güzel delirmedim?

Merhaba güzel okuyucu. Bugün seninle biraz yukarıdan bakalım mı olaylara ? Bir adam bir markete girsin, satış elemanına saksılar ve çiçek fideleri nerede diye sorsun, satış elemanı da efendim lütfen biraz bekleyin o stand daha açılmadı birazdan açılır desin. Gayet normal bir sahne değil mi ? Ne yapardık biz olsak, sessiz sakince beklerdik herhalde. Kahramanımız […]

Sabah 5:30

Mevsimine göre karanlık, mevsimine göre alaca ya da aydınlanmanın başında.. Her sabah uykumun bedenimden kollarını çektiği saatin adı. 5:30.. Doğanın dönüştüğü Yaradanın şah damarımda olduğu vakit. Bilgeliğin ve Evrenin beni neye hazırladığını bilmiyorum. Ama bundan sonra gelecek saatlerin anlamını biliyorum.. Yaralarımın olmadığı, yaraların sarıldığı o saatleri çok iyi özümsüyorum… Göreceli bir zaman döngüsünde şevkat ile […]

Uyanışın Farkındalığı

Uyandığınızda geriye dönüşü olmayan bir adım atar, dünyayı bir daha asla aynı şekilde görmezsiniz. Düş görmeye devam edersiniz ama artık bunun bir düş olduğunu bilirsiniz. Bunu bilerek düşten zevk alır ya da acı çekersiniz. Seçim sizindir. Uyanmak, sizin dışınızdaki binlerce konuğun sarhoş olduğu bir partide olmak gibidir. Partideki tek ayık insan siz olursunuz. Bu uyanıştır. […]

Aşkın E hali

Yaratanın planında hata yoktur, “hata” bulan insandır… İstediğimiz zamanlarda olmayan her şey için yaşamı sorumlu tutan biz zaten çocukluğumuzdan beri “suçu başkalarında aramaya” yönlendirilen yine biz …. İçerleniyoruz istediğimiz zamanda istediğimiz şekilde bir şey olmadığında çünkü bizden daha iyi bilecek, nasıl istediğini bildiği halde olmamasını anlamayacak başka kim var ki… ”İstemiştim olmadı “ iyi de […]

En uzun yol

“Canlılığın canla buluşması” gibidir ruhun bedende yer alması.. Yoksa nedir ki beden?!. Ham bir et / kemik parçası.. Önce bedenimi terbiye ettim ben. Yoga yolunda sandım ki ellerim bacaklarımı aşıp ayaklarımı kavrarsa; olacağım ben… Sonra baş üstü duruşlar geldi. Yerle yeksan ediyordum kendimi ısrarla daha fazlasını deniyordum. Bir gün nefes / iskelet ve içimde bir […]

İkili delilik yoktur, delilik tektir…

…..Çünkü herkes tek başına delirir bu âlemde . Nasıl ki tek başına doğuyoruz, delirmeyi de tek başına yaşıyoruz, bizi kimse delirtmiyor, bizi aslen iyileştiriyorlar da delirtiyorlar sanıyoruz. Bakınız, herkes iyileştiriyor ama herkes. Oyuna dalmadan yani dünyaya gelmeden ilk evvel, bizim algımıza göre, bizi delirtecek geniş bir oyuncu ekibi gönüllü idi. Hep beraber el ele tutuşup […]

Çekiyorum, selfie!

Merhaba, ne çok merak sardık değil mi fotoğraf çekmeye; o açıdan, bu açıdan.. Bıkmadan her seferinde yeniden poz vermeye. Basit bir eylem gibi görünse de aslında fotoğraf çekmek bize çok şey anlatıyor. Hani her güzel çıkmadığımızda poz değiştirip yeniden daha büyük heveslerle baştan başlıyoruz ya, işte onu neden normal hayatımıza da eklemiyoruz? Gülüşümüzü değiştiriyoruz, bakışımızı […]