Bir saniye, kendimi yeniden yaratıyorum! (vol2)

Bu serinin ikinci ve son faslına başlıyorum.

Nasıl gidiyor kendini yaratma deneyimleri? Sizin sıralama listeleriniz ne alemde? Bakalım bu sefer
kendimizin hangi yönleri ile ilgili yönetmeler yapacağız. Eğer gereken ruhsal titreşim başladıysa
yazının ikinci kısmı için hazırız demektir. Öyle ya evren de her şey bir titreşimle başlar. Sonrasında ise
hareket talep eder evren. İstediğin titreşime uygun hale gelmene yetecek hareket. Eğer sende
hareket göremezse demek ki istemiyor henüz der ve devam eder seni neşeyle izlemeye.. Çünkü tanrı
hiçbir zaman kızmaz. Kabul edelim ki mevcut sizle devam etmek hem ağır hem de yorucu bir yol o
yüzden içinizden yüksek sesle deyin ki: Bir saniye kedimi yeniden yaratıyorum!

Hadi başlayalım.

Dokuzuncu sıramızda ayaklarımızı yere sağlam basa basa yürümek var. Cesur olmak var. Güvenmek
var. Önce kendine sonra yola güvenmek! Kendinize güvenirken bütün şüphelerinizle tek tek yüzleşin,
ben bu taşın önüme gelmesini neden seçtim diye düşünün cevabı bulana kadar. Hayat yolu kendine
güvenmeyenlere pek iyi davranmıyor benden söylemesi!

Onuncu sıramızda büyük bir sorumluluğu daha fazla kaçmadan üstlenmek var. Taleplerinizin
gerçekleşmesi yalnız ve yalnızca size bağlı. İlk yazıyı hatırlayalım kimse bizim yolumuzu yürüyemez!
Siz isterseniz o koca dağlar ayağınıza gelir.

Onbirinci sıramızda amacımız için eyleme geçmek var! En heyecanlı kısmı o ilk adımı atmak varya! Off
hissi bile kalp titretiyor. Yola çıkmak. Daha fazla ertelemeden, daha fazla bahane bulmadan ,daha
fazla aşağı düşmeden yola çıkmak. Yapabilirsin elbette istersen!

Onikinci sııramızda esnek olmak var. Tamam senin planın var, ayakların gayet sağlam basıyor ama
bazen hayatın senin için daha güzel bir planı olabilir. O yüzden güzergah değişimlerine daima saygı
duymalıyız. Eğer güzergah seçimini sen daha kolaya kaçmak için yapmadıysan 😉 Esnek olmak seni
daima pozitifte tutmaya da çok yardımcı olur. Çünkü bazen hayat, yolun ortasında senin hedefine
halen sadık olup olmadığını denemek isteyebilir.
Onüçüncü sıramızda yıllardır tutunduğumuz kararsızlığı, ilk gördüğümüz çöpe bir daha almamak üzere
atmak olsun lütfen! Mavi mi kırmızı mı bir seçin artık canım! Cesur olmak dedik ya risk almak lazım.
Ben bu yolu seçiyorum bu saatten sonra lutfuda hoş kahrı da diyebilmek. Seçim yaptığınız yolu
yürürken aslında istemediğinizi mi fark ettiniz ? Ne kaybedeceksiniz geri dönerseniz? Gerçek
isteğinizi bulmanın hissi geri dönüş yolunda sizi ne kadar yorabilir ki? En fazla geri dönerken yeni
yolun planını yaparsınız. Yine siz kazandınız!

Ondördüncü sıramızda eğlenmek var. Çıktığınız yolda eğlenin. O yolu kahkahayla neşeyle
yürümüyorsanız zaten o yol doğru yol değildir. İsteğiniz hayali inşa ederken bunun size eziyet gibi
gelmesi bir sorunun habercisidir benden söylemesi! En yorulduğunuz anlarda bile cebinizde sizi
eğlendirecek küçük neşeler biriktirin daima.

Son olarak onbeşinci sıramızda devam ettirebilmek var.. Yolu yarıda bırakmak sizin kalbinize,aklınıza
fikrinize, kendinize olan saygınıza yara açar. Suçlu hissedersiniz kendinize karşı ve bu his sizi yer bitirir.
O yüzden her ne olursa olsun hayallerinizden, kendinizden vazgeçmeyin.

Ne olursa olsun, etraf ne derse desin yeni baştan yaratın kendinizi. Susturun o içinizdeki tüm
şüpheleri, bir hayal yaratın ve sonra o hayal sizin gerçeğiniz olsun. Kendinizi gerçekleştirmek için
geldiğiniz bu hayatta. Kendinizi eğer beğenmiyorsanız yeni baştan yaratın. Evet bunu siz yapın. Eğer
isterseniz oldu bile..

Sevgiler

Esra Bıçakcı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir