En uzun yol

“Canlılığın canla buluşması” gibidir ruhun bedende yer alması.. Yoksa nedir ki beden?!. Ham bir et / kemik parçası.. Önce bedenimi terbiye ettim ben. Yoga yolunda sandım ki ellerim bacaklarımı aşıp ayaklarımı kavrarsa; olacağım ben… Sonra baş üstü duruşlar geldi. Yerle yeksan ediyordum kendimi ısrarla daha fazlasını deniyordum. Bir gün nefes / iskelet ve içimde bir […]

Genç Yorguna Notlar… III

Dağın en yüksek tepesindeydi.. Bakışlarının altında sık ağaçlı bir orman ve ovaya açılan bir uçuş mesafesi vardı. 2.000 metre yüksekten bir tavşanın hareketini görüyordu. Avlanacak gücü kendinde bulamadı.. Tüm yavrularının doğduğu yuvadaydı.. Yaşamla ölüm arasında bir tercih yapacaktı. Ya pençelerini ve gagasını kıracak ya da ölüm mucizesini kucaklayacaktı. Kartal.. Gökyüzünün en akıllı ve en yırtıcı […]

Genç Yorguna Notlar… II

Sana son yazımda “düşünmemeyi” tavsiye etmiştim.. Kendini benim kadar yorma – hırpalama demiştim. Düşünmemekten kastım; aslında aşırı ve yoğun düşünme örgüsüne takılıp kendini yıpratmamanı hatırlatmaktı. Düşünme eylemi beynimizin ruhumuzu ele geçirdiği yegane normdur. Beyin bilimsel veriyi işlemek kadar; duyuşsal ve psişik veriyi de işlediğinden kimi zaman bize oyunlar oynayabilir. Hele ki konu bizzat “sen” isen.. […]

Genç Yorguna Notlar…

R.Maria Rilke’nin Genç Bir Şaire Mektuplar kitabını okuduğumda en fazla 16 yaşımdaydım. Bilmem Rilke yazarken kaçlarındaydı. Şimdi tecrübeli bir yorgun olan benden kendini daha fazla yormaması gerektiğine inandığım genç yorguna ben yazıyorum. Rilke mektuplarını Türkçesi ile “Bağlılıkla” diye bitiriyordu.. Ben ise samimiyetimle bitireceğim… “Gerçeği söylemek gerekirse, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve […]

Arın – Korun – Gel

Birine ‘ARIN – KORUN – GEL’ diyorsan.. Ona arınmayı anlatmalısın. Suyu – temiz havayı – hafiflemeyi sunmalısın. Düşünce ve zihinden sağaltmalısın ki “özünü” görebilsin… Kendini bulabilsin. Korun demenin; yükselen enerjisini korumak olduğu kadar özünü kabullenirken yaşayacağı zorluklardan da, kendi kendine verebileceği zararlardan da korunmak olduğunu bilebilsin. En önemli safha belki bu iken buradan dönmenin çok […]

Şaşırmak ve şaşırtmak nedir biliyor musun?

Adalar’dan Kınalı Ada’yı seçmektir herkes Büyük Ada’ya giderken.. Ve orada ev yemekleri yapan bir restauranta girmektir.. Çok beğendiğin lezzetler için dükkan sahibine teşekkür ederken adını sormak-elini sıkmak.. O beyefendinin “Benim adım ışık anlamına gelir 🙂 bil bakalım adım nedir?” dediğinde “Memnun oldum Ziya Bey” diyebilmektir.. Bunu demek için biraz Yunus Emre, biraz Namık Kemal, Nazım […]

Sır

Yaşamın kalitesi ve kalitesizliği, ölümlerin yeri ve şekli, ülkelerin, dünya ve evrenlerin durum ve konumları seçili planların bükülebilen (?) zamanlardaki yansıması.. Hepsi belirli.. Hepsi seçili.. Olmadığım yer, zaman ve söylemden mesul değilim!!! Ve aynı zamanda tüm o yer, zaman ve söylemdeyim.. Göğüse konulmayan yüzün kucaklayan sevgisine haiz değilim!!!  Ve aynı zamanda o göğüsün tam içindeyim.. […]