İkili delilik yoktur, delilik tektir…

…..Çünkü herkes tek başına delirir bu âlemde . Nasıl ki tek başına doğuyoruz, delirmeyi de tek başına yaşıyoruz, bizi kimse delirtmiyor, bizi aslen iyileştiriyorlar da delirtiyorlar sanıyoruz. Bakınız, herkes iyileştiriyor ama herkes.

Oyuna dalmadan yani dünyaya gelmeden ilk evvel, bizim algımıza göre, bizi delirtecek geniş bir oyuncu ekibi gönüllü idi. Hep beraber el ele tutuşup aynı anda çivileme bir havuza atlar gibiydi dünyaya da inişimiz… Sandık ki, daima beraberce delireceğiz. Halbuki, biz delirmeyelim diye delirtecek her şeyi yapıyorlar…Yine de “kusurlu”lar, hep kusurlular… Kişi kendini nasıl g’ÖR’üyor ise, dünyasını da öyle örüyor ilmek ilmek…Bilen biliyor, kusur görenindir.

En ihtişamlı delirmeler ise, ruhu ani duvara geçirdiğimiz dünya planında “ âşk” denen, önceden planlı ama kendine plansız süsü veren duygu selinde cereyan ediyor… Sular seller basıyor evreni, kişi tam boğulacak artık son nefeste, kendi gibi aynı sebepten delirmiş ve ya vakti zamanında delirmiş bir başka kişiye “tesadüf” ediyor, uyanmışsa “ tevafuktur ya huu “ diye kendi aralarında birbirlerinin ruhunu anlamaya çalışıyorlar oysa ki ikisi de biliyor birbirlerinin yaralarını, kabuk bağlamasın diye yaraları daha bile kanatıyorlar birbirlerini, sanma ki bu da plan dışı.

Duvara çarpan, duvarın “kendine karşı “ olduğunu sanıyor yine… Duvar orada durdu ya, kusuru bundan, kişi hayatına daldı ya kusuru ondan, aklını çıkarıp eline tutuşturdu ya, kusuru zaten senden ….

Kişi her daim tek başına deliriyor, en güzeli de kalabalıkların içinde iken…. Çok çevresi olan, kendini bu kalabalıkta s’aklamaya çalışıyor, sözüm ona az insan seven nasıl delirdiğini sanal ortamda takip edenlerine ifade ediyor, o da tatmin etmiyorsa boş hesaplar alıp, nasıl delirdiğini ona bile anlatıyor, o derece yanık sistem…Hepimizde devre yanık, o yüzden anlıyoruz ya işte birbirimizi ve o yüzden kabul ediyoruz, edemiyor gibi davransak bile…Her şeyin farkındayız, aynı gökyüzünün altında nasıl nefes aldığımızın da…

“Henüz ben delirmedim, onlar delirdi” diyen sen isen, her şey ama her şey plan içidir. Çevrimdışı kalan kimse yoktur…

Lidia Selin Keskiner Mamacı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir