Yarım kalmış bir şeyler mi var?

Ruhum bu sana yazdığım en içten hislerimdir bunu bil. Ben Deniz, tanırsın beni bu sana ilk elvedam değil son sözlerimde. Her zamanki gibi gene gece 3-5 nöbetleri tuttu beni hep bir bulut durur gözümde bir türlü yağmur olup inmek bilmez. Dilimde yakınmalar, içimde ise ne yapsam ne söylesem o geç kalmışlık hissi… Biliyorum ruhumun ruhundan ayrılmasının üstünden saydım tam 14 bahar geçti.
Eksikliğini hissettiğin ama anlamlandıramadığın şeyler var. Giydiğin pardösü ateşten gömlek, yolda taktığın kulaklık efkâr, koluna o çok severek taktığın saat ağırlık… Giydiğin ateşten gömlek bedenini yakarken için buz dağı… Hissetmemeye yakınken saatler, kafanda anlamsız sorular… Kaç kişi şuan benim gibi hissediyordur derken buluyorsun kendini biliyorum… Sabah, sıcak ama bir o kadar dar gelen çift kişilik yatağından kalkarken güne nereden başlaman gerektiğini bilemeyecek kadar ruhun uzaklaşmış bedeninden… Sıkışıklık hissederken yüreğinde, kalbinde o anlamsız sancı… Peki, ben şimdi nereden başlamalıyım hissi

Bunlar bana çok tanıdık duygular inan, hep aynı sesleniş fakat çevrende o kadar insan varken tıklım tıklım yalnızlık… Tamamlanamama… Girdiğin her sokakta daha bir hüzün… Her sokak lambasında eskiden kalma gülüşler.

Evet, yarım kalmış bir şeyler var. Özel bir kişi, özel bir koku, özel bir dokunuş, özel bir şeyler eksik.

Yüreğinden geçerek dudağından dökülen iki kelime çıkmaz ya ağızından. Sus! Dersin, sus! Yüreğim beni daha fazla yorma. Ben senin yarım kalmışlıklarını tamamlayamam. Hikâye eksik, bu tamamlanamama duygusu yarım, sus ne olur artık! Aslında çok basit değil mi iki cümlenin ağızından çıkması. Benim hikayem eksik, ben yarımım deyip bitireceksin mevzuyu.. Azad edeceksin ruhunu. Sıkışmışlıkları, yarım kalmışlıkları kaldıracaksın kara kaplı kutuna, bir daha o kutuyu açmayacak kadar derinlere gömeceksin. Senden başkası da bilmeyecek yerini, hatta sen bile hatırlatmayacaksın kendine. Ama olmuyor değil mi? Ne geçerse geçsin içerden, çıkan tek şey yarım kalmışlık…

Öyle yabana atma hiçbir şeyi, yaşanmış çok şey var hissediyorsun, yaşanması mümkün olan şeyler. Dur ruhum daha tamamlanmadın pes edemezsin. Öyle bir lükse sahip değilsin. Nitekim hepsinin gerçekleşmesi gerekiyor. Amenna… Ama ne bileyim işte söylediklerimden çok söyleyemediklerim acıtıyor içimi.

Şimdi…
Hangi ruh beni ondan daha iyi tanıyor?
Hangi ruh pişmanlıklarımı bilip hissediyor?
Hangi ruha daha meyilliyim şimdi, sonsuz ayrıntılarda?
Saatlerce sussam, hangi ruh dokunur ruhuma?
Saatlerce sevişsem hangi beden söndürür yüreğimdeki ateşi?
Saatlerce, günlerce, aylarca yazsan gitmez o eksiklik bilirim ben seni. Hadi be ruhum tamamla ruhunun eksikliğini, konuş onunla anlat, yarım kalmak yenilmek değil, kazanmakta… Eksik kalmak eksikliktir işte hepsi bu…

Gözde Deniz Metin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir